Bir parça tatlı yiyorsun.
“Tamam, canım tatlı istedi geçti.” diyorsun.
Ama birkaç dakika sonra aklında yine çikolata, kurabiye veya başka bir tatlı var.
Üstelik bazen ilk yediğin tatlı, ikincisini daha da cazip hale getiriyor.
Peki neden?
Tatlı yedikçe tatlı istemek normal mi?
Belli ölçüde evet.
Tatlı bir yiyeceği tükettiğinde yalnızca miden dolmuyor. Aynı zamanda beynindeki ödül sistemleri de devreye giriyor.
Özellikle şeker ve yağın birlikte bulunduğu yiyecekler bu açıdan oldukça güçlü olabilir.
Çikolata, dondurma, pasta, kurabiye veya benzeri yiyeceklerin lezzeti beynin ödül mekanizmalarını uyarabilir.
Bu nedenle bazen fiziksel olarak aç olmadığın halde aynı yiyecekten biraz daha istemen mümkün.
Yani:
“Bir tane yedim ama neden ikincisini daha çok istiyorum?”
sorusunun cevabı yalnızca midenin boş olması değil.
Tatlı yedikten sonra kan şekeri neden önem kazanıyor?
Tatlıların önemli bir kısmı hızlı sindirilebilen karbonhidrat içerir.
Tükettiğin tatlıdaki karbonhidratlar sindirim sonrasında glukoza dönüşür ve kan glukozunda yükselmeye neden olabilir.
Buna karşılık pankreas insülin salgılar.
İnsülin direncin varsa vücudunun insüline verdiği yanıt değişmiş olabilir. Bu nedenle özellikle yüksek miktarda karbonhidrat içeren öğünlerden sonra glukoz ve insülin yanıtındaki değişiklikler bazı kişilerde daha belirgin olabilir.
Fakat burada sık yapılan bir hata var.
Her tatlı isteğini:
“Kan şekerim düştü, vücudum şeker istiyor.”
şeklinde açıklamak doğru değil.
Tatlı yeme isteğinde kan şekeri dışında iştah, alışkanlık, uyku, stres ve ödül mekanizmaları da rol oynayabilir.
Tatlı yedikten sonra daha fazla istemenin sebebi insülin direnci mi?
Tek başına insülin direnci olduğunu söyleyemezsin.
İnsülin direnci bulunan bazı kişilerde iştah ve yeme davranışıyla ilgili sorunlar daha belirgin olabilir.
Özellikle gün içinde sık acıkıyor, öğünlerden sonra kısa sürede yeniden yemek istiyor veya akşam saatlerinde yoğun tatlı arıyorsan metabolik durumun bu tabloya katkıda bulunabilir.
Ama tatlı yedikten sonra tekrar tatlı istemen, tek başına insülin direnci tanısı koydurmaz.
Aynı durum insülin direnci olmayan bir kişide de görülebilir.
Tatlının kendisi neden ikinci tatlıyı düşündürebiliyor?
Burada tatlının sadece “şeker” olmadığını düşünmek gerekiyor.
Örneğin bir çikolatanın içinde şekerin yanında yağ bulunabilir.
Bir pastada şeker, yağ ve rafine un aynı anda bulunabilir.
Dondurmada ise şeker ve yağın yanında yoğun bir lezzet deneyimi vardır.
Bu tür yiyeceklerin lezzetli olması, onları tekrar istemende rol oynayabilir.
Dolayısıyla tatlı isteğini sadece kan şekeri üzerinden açıklamak eksik kalır.
Bazen mesele gerçekten açlık değil, yiyeceğin kendisinin sende oluşturduğu yeme isteğidir.
Tatlı yediğin halde neden hâlâ aç hissediyorsun?
Burada öğünün veya günün tamamına bakmak gerekiyor.
Örneğin öğle yemeğini çok hafif geçirdin.
Saat 16.00’da acıkmaya başladın.
Bir çikolata yedin.
Çikolata kısa süreli olarak tatlı isteğini karşılamış olabilir ama seni uzun süre tok tutmayabilir.
Bir süre sonra yeniden yiyecek düşünmeye başlaman şaşırtıcı olmaz.
Bu durumda:
“Tatlı yedim, hâlâ açım. Demek ki daha fazla şeker yemem gerekiyor.”
şeklinde düşünmek seni kolayca aynı döngünün içine sokabilir.
Burada açlık ile tatlı isteğini birbirinden ayırmak önemli.
Uykusuz kaldığında tatlı neden daha cazip geliyor?
Gece kötü uyuduğun bir günün ardından bunu daha net fark edebilirsin.
Uykusuzluk iştah düzenini ve yiyeceklere verdiğin davranışsal yanıtı etkileyebilir.
Özellikle enerji yoğun ve lezzetli yiyecekleri daha çekici bulabilirsin.
Bu yüzden normalde bir parça çikolatayla yetinebiliyorken, kötü uyuduğun bir gün aynı çikolatanın devamını istemen mümkün.
Bu durum “vücudun şekere ihtiyaç duyuyor” anlamına gelmez.
Bazen vücudun gerçekten ihtiyaç duyduğu şey şeker değil, uyku ve toparlanmadır.
Stres tatlı isteğini neden artırabilir?
Stresli olduğunda tatlıya yönelmen sadece irade eksikliği olarak açıklanamaz.
Bazı kişiler stresli olduklarında daha fazla yemek ister.
Özellikle hızlı tüketilebilen ve yüksek ödül değeri taşıyan yiyecekler bu durumda daha cazip hale gelebilir.
Günün kötü geçtiğinde:
“Bir tatlı yiyeyim, biraz rahatlarım.”
düşüncesi zamanla otomatikleşebilir.
Sonra tatlı yalnızca açlıkla ilişkilenen bir yiyecek olmaktan çıkar.
Can sıkıntısı, stres, yorgunluk veya televizyon izlemek bile tatlı yeme davranışının tetikleyicisi haline gelebilir.
“Bir tane yedim, devamı geldi” neden oluyor?
Çünkü bazen ilk tatlı fiziksel açlığı gidermek için değil, belirli bir isteği karşılamak için yeniyor.
İlk lokmalar oldukça tatmin edici geliyor.
Ama yemeye devam ettikçe bu tatmin her zaman aynı oranda artmıyor.
Buna rağmen elin bir sonraki parçaya gidebiliyor.
Özellikle tatlıyı uzun süre tamamen yasakladıysan bu durum daha da belirginleşebilir.
Hafta boyunca:
“Tatlı yemeyeceğim.”
diyorsun.
Hafta sonu bir tatlı yiyorsun.
Sonra:
“Nasıl olsa bozdum.”
düşüncesi geliyor.
Bir tatlı, bütün günün kontrolsüz yemeye dönüşmesine neden olabiliyor.
Burada sorun yalnızca tatlının içeriği değil; tatlıyla kurduğun ilişki de devreye giriyor.
Tatlı isteği ile gerçek açlığı nasıl ayırabilirsin?
İkisi her zaman aynı hissettirmiyor.
Gerçek fiziksel açlıkta çoğu zaman belirli bir yiyecek yerine farklı yiyecekleri de tüketebileceğini hissedersin.
Tatlı isteğinde ise bazen yalnızca belirli bir yiyeceği düşünürsün.
“Ne bulursam yerim.” değil de:
“Şu an özellikle çikolata istiyorum.”
gibi bir durum ortaya çıkabilir.
Bu ayrım kusursuz bir test değil.
Ama kendi yeme davranışını anlamaya çalışırken önemli bir ipucu olabilir.
İnsülin direncinde tatlı isteği neden daha fazla hissedilebilir?
İnsülin direncinde iştah ve glukoz metabolizmasıyla ilgili değişiklikler bazı kişilerde tatlı isteğinin yönetilmesini zorlaştırabilir.
Özellikle gün boyunca düzensiz besleniyorsan, uzun süre aç kalıyorsan veya öğünlerinde yeterli tokluk sağlayamıyorsan akşam saatlerinde tatlı isteğin daha belirgin hale gelebilir.
Bu nedenle yalnızca akşam eline geçen çikolataya bakmak yeterli değil.
Sabah ne yediğin, öğle öğününü nasıl geçirdiğin, gün içinde ne kadar acıktığın ve akşam saatlerine hangi durumda geldiğin de bu davranışın parçası.
Bazen saat 21.00’de yaşadığın tatlı krizinin hikâyesi aslında sabah başlıyor.
Tatlı isteğinin çok sık olması ne anlatabilir?
Her gün yoğun şekilde tatlı düşünüyor ve yedikten sonra bile devam etmek istiyorsan bunu yalnızca “tatlıyı çok seviyorum” diye geçiştirmemek gerekir.
Özellikle buna:
- Sık acıkma
- Öğünlerden kısa süre sonra yeniden yeme isteği
- Yemek sonrası belirgin halsizlik
- Gece yeme
- Kilo kontrolünde zorlanma
- Uyku düzensizliği
- Yoğun stres
eşlik ediyorsa tablo biraz daha geniş değerlendirilmelidir.
Çünkü tatlı isteği bazen tek başına bir yiyecek tercihi değil, gün boyunca devam eden bir yeme düzeninin sonucu olabilir.
Sonuç
Tatlı yedikten sonra daha fazla tatlı istemen yalnızca “şeker bağımlılığı” veya “iradesizlik” ile açıklanamaz.
Kan şekeri ve insülin yanıtları bunun bir parçası olabilir.
Ama iştah düzeni, beynin ödül sistemi, uykusuzluk, stres, alışkanlıklar ve gün içerisindeki beslenme düzenin de devreye girer.
Özellikle insülin direncin varsa, tatlı isteğini yalnızca “şeker yememeliyim” diyerek bastırmaya çalışmak sorunun tamamını açıklamaz.
Asıl mesele, tatlı isteğinin sende ne zaman ortaya çıktığını ve onu hangi koşulların beslediğini görebilmek.
