Akşam yemeğini bitirdin.
Karnın tok ama aklın hâlâ çikolatada. Mutfağa gidip dolabı açıyor, tatlı var mı diye bakıyorsun.
“Ben neden sürekli tatlı düşünüyorum? Acaba insülin direncim yüzünden mi?”
Bunun tek bir cevabı yok. İnsülin direnci bu istekte rol oynayabilir ama sürekli tatlı düşünmek tek başına insülin direnci anlamına gelmez.
İnsülin direnci tatlı isteğini artırabilir mi?
Bazı kişilerde artırabilir.
İnsülin direncinde hücrelerin insüline verdiği yanıt azalabilir ve vücut bunu dengelemek için daha fazla insülin üretebilir. Glukoz metabolizmasındaki bu değişiklikler bazı kişilerde açlık ve yeme davranışıyla ilişkili olabilir.
Özellikle gün içinde sık acıkıyor, yemekten kısa süre sonra tekrar bir şeyler yemek istiyor ve tatlılara karşı isteğini kontrol etmekte zorlanıyorsan, insülin direnci bu tablonun parçalarından biri olabilir.
Fakat burada tek başına insülini suçlamak doğru olmaz.
Çünkü tatlı isteğinin ortaya çıkmasında ne kadar yediğin, ne kadar tok kaldığın, uyku düzenin, stresin ve tatlıyla kurduğun alışkanlıklar da etkili olabilir.
Karnın tokken neden tatlı istiyorsun?
Tatlı istemek her zaman fiziksel açlık değildir.
Bunu özellikle yemekten sonra fark edebilirsin.
Ana yemeğini bitirdin, aslında doydun. Ama zihninde bir anda:
“Şimdi çayın yanında biraz tatlı olsa…”
düşüncesi beliriyor.
Burada midenin yiyeceğe ihtiyacı ile belirli bir yiyeceği istemen birbirinden farklı olabilir.
Çünkü tatlı yalnızca enerji sağlayan bir yiyecek değil. Tadı, kokusu, verdiği haz ve daha önce tatlı tükettiğin zamanlarla kurduğun bağlantılar da yeme isteğini tetikleyebilir.
Bu nedenle tokken çikolata istemen otomatik olarak kan şekerinin düştüğü anlamına gelmez.
Gün içinde çok az yemek tatlı isteğini artırabilir
Kilo vermeye çalışırken kendini fazla kısıtlıyorsan, akşam saatlerinde tatlı düşüncelerinin yoğunlaşması şaşırtıcı değil.
Sabah küçük bir kahvaltı yaptın.
Öğlen de mümkün olduğunca az yedin.
Saatler boyunca kendini idare ettin.
Akşam olduğunda ise hem fiziksel olarak acıkmış hem de zihinsel olarak yorulmuş durumdasın.
Tam bu sırada önüne çikolata veya tatlı geliyor.
Böyle bir durumda yalnızca:
“İrademe sahip çıkamıyorum.”
demek eksik kalır.
Gün boyunca yeterince doymamış olman, akşam tatlıya yönelmeni kolaylaştırmış olabilir.
Öğünün seni yeterince tok tutmuyor olabilir
Bazen tatlı isteği, aslında gün içerisindeki yetersiz toklukla birlikte ortaya çıkar.
Öğünlerinde protein ve lif kaynakları yetersizse veya porsiyonların seni kısa sürede yeniden acıktırıyorsa, birkaç saat sonra yiyecek düşünmeye başlayabilirsin.
Üstelik bu yiyecek her zaman rastgele bir besin olmayabilir.
Özellikle hızlı enerji sağlayan ve lezzetli yiyecekler daha cazip gelebilir.
Bu yüzden “Tatlı istiyorum” dediğinde sadece tatlıyı değil, ondan önceki öğünü de değerlendirmek gerekir.
Uykusuz kaldığında neden tatlı daha cazip geliyor?
Kötü uyuduğun bir gün bunu daha net fark edebilirsin.
Gece yeterince uyumadığında gün içerisinde kendini daha yorgun hissedersin. Aynı zamanda yüksek enerjili yiyeceklere karşı isteğin de değişebilir.
Normalde öğleden sonra önemsemediğin bir çikolata, uykusuz kaldığın gün çok daha çekici gelebilir.
Bu nedenle her tatlı isteğini metabolik bir problem olarak değerlendirmek doğru olmaz.
Bazen vücudun değil, uykusuz geçen günün yeme davranışını değiştiriyordur.
Stres neden sürekli tatlı düşündürebilir?
Yoğun bir gün geçiriyorsun.
İşler üst üste geliyor, zihnin yoruluyor.
Sonra kendini mutfakta çikolata ararken buluyorsun.
Burada gerçekten aç olmayabilirsin.
Tatlı, stresli veya yorucu bir günün sonunda kısa süreli bir rahatlama hissiyle eşleşmiş olabilir.
Bu davranış tekrarlandıkça belirli durumlar tatlı isteğini otomatik olarak tetikleyebilir.
Örneğin her akşam televizyon karşısında tatlı yiyorsan, bir süre sonra televizyonu açmak bile tatlı düşüncesini başlatabilir.
Bu durumda mesele yalnızca insülin değil, öğrenilmiş yeme davranışı da olabilir.
Tatlı düşündüğünde gerçekten tatlıya mı ihtiyacın var?
Hayır.
Vücudunun şekere özel bir ihtiyacı olduğu için tatlı düşünmek zorunda değilsin.
Beynin glukozu enerji kaynağı olarak kullanır fakat bu, günlük hayatta çikolata, pasta veya şeker tüketmen gerektiği anlamına gelmez.
Vücudun enerji ihtiyacını yalnızca sofra şekeri içeren yiyeceklerden karşılamaz.
Bu nedenle:
“Canım çok tatlı istiyor, demek ki şekerim düştü.”
şeklinde bir çıkarım yapmak doğru değildir.
Gerçek hipoglisemide tatlı isteğine eşlik eden titreme, terleme, çarpıntı, baş dönmesi, belirgin halsizlik veya yoğun açlık gibi başka belirtiler görülebilir.
Sadece tatlı düşünmek hipoglisemi tanısı koydurmaz.
Bu süreci tek başına yönetmekte zorlanıyor musun?
Sürekli tatlı düşünmek alışkanlıkla da ilişkili olabilir
Tatlıyı ne zaman yediğin önemli.
Her akşam yemekten sonra tatlı yiyorsan, zaman içerisinde bunu günün doğal bir parçası haline getirebilirsin.
Bir süre sonra yemek biter bitmez:
“Tatlı nerede?”
diye düşünmeye başlayabilirsin.
Üstelik tatlıyı gerçekten aç olduğun için istemeyebilirsin.
Sadece beynin yemek sonrası rutini tamamlamak için onu bekliyor olabilir.
Benzer şekilde kahvenin yanında sürekli çikolata tüketiyorsan, kahve kokusu veya ilk yudum bile tatlı isteğini tetikleyebilir.
Bu yüzden tatlı isteğinin ne zaman ortaya çıktığı, en az ne kadar güçlü olduğu kadar değerlidir.
İnsülin direncin olduğunu tatlı isteğinden anlayabilir misin?
Hayır.
Tatlı isteği tek başına insülin direncini göstermez.
İnsülin direnci olan bir kişi hiç tatlı istemeyebilir. İnsülin direnci olmayan bir kişi ise her gün tatlı düşünebilir.
Bu nedenle yalnızca:
“Çok tatlı istiyorum.”
diyerek insülin direncin olduğunu söylemek mümkün değildir.
İnsülin direnci değerlendirilirken kişinin genel klinik durumu ve uygun laboratuvar bulguları birlikte ele alınır.
Tatlı isteğin ne zaman daha fazla oluyor?
Bu sorunun cevabı senin durumun hakkında oldukça fazla şey söyleyebilir.
Öğün atladığında mı?
Akşam saatlerinde mi?
Kötü uyuduğun günlerde mi?
Stresliyken mi?
Yemekten hemen sonra mı?
Yoksa belirli bir yiyeceği gördüğünde mi?
Örneğin yalnızca akşam yemeğinden sonra tatlı istiyorsan, bütün gün boyunca aynı yoğunlukta tatlı düşünmüyorsan bunun nedeni yalnızca kan şekeri olmayabilir.
Buna karşılık gün boyunca sürekli açlık ve tatlı isteği yaşıyorsan, beslenme düzeninin ve metabolik durumunun daha geniş değerlendirilmesi gerekebilir.
Ne zaman dikkate alınmalı?
Tatlı isteğinin ara sıra olması tek başına bir sorun değildir.
Fakat neredeyse her gün yoğun şekilde tatlı düşünüyor, bunu bastırmakta zorlanıyor ve sonrasında kontrolsüz miktarlarda tüketiyorsan durumun biraz daha geniş değerlendirilmesi gerekir.
Özellikle buna sık acıkma, yemeklerden kısa süre sonra yeniden yeme isteği, kilo kontrolünde güçlük veya yemek sonrası belirgin halsizlik gibi başka şikâyetler eşlik ediyorsa yalnızca tatlıyı hayatından çıkarmaya çalışmak yeterli olmayabilir.
Burada tatlı isteğinin hangi koşullarda ortaya çıktığını anlamak daha değerlidir.
Sonuç
Sürekli tatlı düşünmen insülin direnciyle ilişkili olabilir.
Ama bunun tek açıklaması insülin direnci değildir.
Gün içerisinde fazla kısıtlanman, öğünlerinin seni yeterince tok tutmaması, uykusuzluk, stres, alışkanlıklar ve belirli yiyeceklerle kurduğun bağlantılar da tatlı isteğini artırabilir.
Bu yüzden her tatlı isteğinde:
“İnsülin direncim yüzünden şeker istiyorum.”
diye düşünmek doğru olmaz.
Bazen sorun kan şekerinden çok, günün nasıl geçtiğinde saklıdır.
Tatlı isteğini anlamaya çalışırken ne zaman ortaya çıktığına, öncesinde ne yediğine ve gerçekten aç olup olmadığına bakmak, nedenini anlamak için çok daha anlamlı bir başlangıçtır.
REFORM8 İLE HARİKA BİR BAŞLANGIÇ
Formu doldur, hedeflerine giden yolda ilk profesyonel adımı birlikte atalım.
BAŞVURU FORMUNA GİT