“İnsülin direncim var, oruç tutarsam şekerim bozulur mu?”
Bu soru özellikle Ramazan yaklaşırken sık gündeme geliyor.
Cevap ise insülin direncinin tek başına oruç tutmaya engel olmadığı, fakat kişinin metabolik durumuna göre değerlendirilmesi gerektiği.
İnsülin direnci olan biri oruç tutabilir mi?
İnsülin direnci olan ve diyabeti bulunmayan birçok kişi oruç tutabilir.
Oruç sırasında uzun süre yemek yenmediği için insülin seviyeleri düşer, vücut enerji ihtiyacı için depolarını kullanmaya yönelir.
Fakat oruç tutabilmen açısından sadece “insülin direncim var mı?” sorusuna bakmak yeterli değil.
Kan şekeri değerlerin, kullandığın ilaçlar, eşlik eden hastalıklar, gebelik durumu ve genel sağlık durumun da önem taşıyor.
Özellikle diyabet tanın varsa, konu basit bir insülin direnci değerlendirmesinden çıkıyor.
Oruç tutmak insülin direncini düzeltir mi?
Oruç sırasında insülin düzeylerinin düşmesi ve beslenme penceresinin daralması metabolik açıdan bazı değişikliklere yol açabilir.
Ayrıca oruç döneminde kilo kaybı gerçekleşirse bunun da insülin duyarlılığı üzerinde olumlu etkileri olabilir.
Fakat buradan:
“Oruç tutarsam insülin direncim kesin düzelir.”
sonucunu çıkarmak doğru değil.
Çünkü Ramazan’da belirleyici olan sadece aç kaldığın saatler değil.
İftar ve sahurda ne kadar yediğin, toplam enerji alımın, besin seçimin, uyku düzenin ve fiziksel aktiviten de sürecin parçası.
Oruç tutarken neden daha fazla tatlı yiyebilirsin?
Gün boyunca aç kaldıktan sonra iftarda hızlı yemek oldukça kolay.
Özellikle sofrada hurma, tatlı, pide, pilav, börek ve şekerli içecekler bir aradaysa kısa sürede ciddi miktarda karbonhidrat tüketebilirsin.
Bu durumda sorun orucun kendisinden çok oruç sonrasındaki beslenme düzeni olabilir.
“Bütün gün aç kaldım, bunu hak ettim.”
düşüncesiyle iftarda normalden çok daha fazla yemek, gün içerisinde oluşturduğun enerji açığını tamamen kapatabilir.
Hatta toplam enerji alımını artırabilir.
İnsülin direncinde sahur yapmadan oruç tutulur mu?
Sahuru atlamak herkes için aynı sonucu oluşturmaz.
Fakat sahuru atladığında açlık süren uzar.
Günün ilerleyen saatlerinde yoğun açlık, halsizlik veya konsantrasyon güçlüğü yaşıyorsan bu durum senin için sürdürülebilir olmayabilir.
Özellikle gün içerisinde fiziksel olarak aktifsen veya uzun süre çalışıyorsan, sahurun nasıl yapılandırıldığı daha da önem kazanabilir.
Bu nedenle “Sahur yapmazsam daha az yerim ve daha hızlı kilo veririm.” şeklinde düşünmek her zaman doğru değil.
Oruç tutarken kilo verilir mi?
Evet, verilebilir.
Ama oruç otomatik olarak kilo kaybı sağlamaz.
İftarda ve sahurda ihtiyacından fazla enerji alırsan oruç tuttuğun halde kilo verebilirsin diye bir kural yok.
Örneğin bütün gün aç kalıp iftarda:
- Büyük porsiyon pide
- Pilav veya makarna
- Kızartma
- Tatlı
- Şekerli içecek
tüketiyorsan günün toplam enerji alımı düşündüğünden çok daha yüksek olabilir.
Bu yüzden Ramazan’da tartının yönünü belirleyen yalnızca aç kaldığın süre değil, 24 saatlik toplam beslenme düzenin.
Oruç sırasında kan şekeri düşer mi?
Oruç sırasında kan şekeri belirli ölçüde düşebilir.
Sağlıklı kişilerde vücut bunu çeşitli mekanizmalarla dengeler ve kan glukozunu belirli sınırlar içerisinde tutmaya çalışır.
Fakat baş dönmesi, bayılma hissi, belirgin titreme, bilinç bulanıklığı veya ciddi halsizlik gibi belirtiler ortaya çıkıyorsa bunu “oruç tutuyorum, normaldir” diye geçiştirmemelisin.
Özellikle kan şekerini etkileyen ilaç kullanıyorsan durum farklı değerlendirilmelidir.
İnsülin direnci ile diyabet aynı şey değil
Bu ayrım önemli.
İnsülin direnci, hücrelerin insüline verdiği yanıtın azalmasıyla ilişkili metabolik bir durum.
Diyabet ise kan glukozunun belirli tanı kriterlerini karşılayacak şekilde yükseldiği bir hastalık.
Bu nedenle internette “İnsülin direncin varsa oruç tutamazsın.” veya “İnsülin direncin varsa oruç çok faydalı.” gibi kesin cümleler görmen doğru bir yaklaşım değil.
Aynı durumdaki iki kişinin sağlık profili aynı olmayabilir.
Oruç tutarken nelere dikkat edilmeli?
Burada sana klasik bir “şunu ye, bunu yeme” listesi vermek yerine, oruç sırasında hangi noktaların sorun yaratabildiğine bakmak daha doğru.
Özellikle:
- İftarda çok hızlı yemek
- Tek öğünde aşırı miktarda yemek
- Şekerli içecekleri sık tüketmek
- Sahuru sürekli atlamak
- Gün boyunca yeterince sıvı alamamak
- İftar sonrası sürekli atıştırmak
- Uyku düzenini ciddi şekilde bozmak
Ramazan boyunca beslenme düzenini zorlaştırabilir.
Özellikle kilo vermeye çalışıyorsan, “bütün gün aç kaldım” düşüncesiyle iftarı sınırsız bir öğüne çevirmek sürecini ciddi şekilde değiştirebilir.
Kimler daha dikkatli olmalı?
İnsülin direncine ek olarak diyabetin varsa veya kan şekerini etkileyen ilaçlar kullanıyorsan oruç konusu mutlaka kişisel olarak değerlendirilmelidir.
Bunun yanında gebelik, emzirme, böbrek hastalığı veya başka önemli sağlık sorunların varsa da oruç kararı doktorunla birlikte verilmelidir.
Özellikle hipoglisemi riski oluşturan ilaçlar kullanıyorsan, ilaç saatlerini kendi başına değiştirmek doğru değil.
Sonuç
İnsülin direncin olması tek başına oruç tutmana engel değildir.
Fakat oruç tutmanın senin için uygun olup olmadığı yalnızca HOMA-IR veya açlık insülinine bakılarak belirlenmez.
İftarda ve sahurda nasıl beslendiğin, toplam enerji alımın, sıvı tüketimin, uyku düzenin ve varsa kullandığın ilaçlar da işin içine girer.
Yani mesele sadece “İnsülin direncim var, oruç tutabilir miyim?” değil.
Asıl soru, senin mevcut metabolik durumunda orucun güvenli ve sürdürülebilir olup olmadığıdır.
REFORM8 İLE HARİKA BİR BAŞLANGIÇ
Formu doldur, hedeflerine giden yolda ilk profesyonel adımı birlikte atalım.
BAŞVURU FORMUNA GİT