İnsülin Direnci Olanlar Patates Yiyebilir mi? Haşlanmış mı Fırında mı Daha İyi?
Patatesi tamamen bırakman gerektiğini mi düşünüyorsun?
İnsülin direnci söz konusu olunca patates genellikle ilk suçlanan besinlerden biri oluyor. Ama mesele patatesin kendisinden biraz daha karmaşık.
İnsülin direnci olanlar patates yiyebilir mi?
Evet.
İnsülin direnci olan kişilerin patatesi tamamen hayatından çıkarması gerektiğine dair genel bir kural yoktur.
Patates, temel olarak nişasta içeren bir kök sebzedir. Nişasta ise sindirim sırasında glukoza parçalanabilen bir karbonhidrattır.
Bu nedenle patates tüketildiğinde kan glukozunda yükselme meydana gelebilir.
Fakat buradan doğrudan “Patates insülin direncine zararlıdır.” sonucu çıkmaz.
Burada önemli olan patatesin türü, pişirme yöntemi, tüketilen miktar ve aynı öğünde bulunan diğer besinlerdir.
Ayrıca patatesi tek başına değerlendirmek yerine kişinin genel beslenme düzenine bakmak gerekir.
Yani insülin direnci tanısı almak, patatesi otomatik olarak yasaklı bir besin haline getirmez.
Patates kan şekerini yükseltir mi?
Evet.
Patatesin içerdiği nişasta sindirim sırasında glukoza dönüşür ve bu durum kan glukozunun yükselmesine katkıda bulunur.
Ancak kan şekerini yükseltmesi ile kan şekerini aşırı ve hızlı yükseltmesi aynı şey değildir.
Patatesin kan şekeri üzerindeki etkisi; çeşidine, pişirme şekline, dokusuna ve tüketilen miktara göre değişebilir.
Örneğin çok yumuşak ve fazla pişirilmiş bir patates ile daha az işlenmiş, yapısı daha diri bir patatesin sindirim hızı aynı olmayabilir.
Aynı şekilde patatesin yanında protein, yağ veya lif içeren besinlerin bulunması da öğünün genel glisemik yanıtını etkileyebilir.
Bu nedenle “Patates = kan şekeri fırlar” şeklindeki yaklaşım fazla basittir.
Haşlanmış patates mi, fırında patates mi daha iyi?
İnsülin direnci olan kişilerin en sık sorduğu sorulardan biri bu.
Ama burada “haşlama kesinlikle iyidir, fırın kesinlikle kötüdür” şeklinde bir ayrım yapmak doğru olmaz.
Pişirme yöntemi patatesin yapısını ve dolayısıyla nişastanın sindirim özelliklerini etkileyebilir.
Haşlanmış patates, özellikle fazla pişirilip çok yumuşak hale getirildiğinde daha kolay sindirilebilir bir yapıya ulaşabilir.
Fırında patates ise pişirme süresi ve sıcaklığına bağlı olarak farklı bir yapı kazanabilir.
Ancak yalnızca pişirme yöntemine bakarak birinin kan şekeri açısından kesin olarak daha iyi olduğunu söylemek mümkün değildir.
Üstelik fırında pişirilen patatese eklenen yağ miktarı veya yanında tüketilen yiyecekler de öğünün toplam besin değerini değiştirir.
Dolayısıyla “Fırında olduğu için daha sağlıklı” düşüncesi de tek başına yeterli değildir.
Bu süreci tek başına yönetmekte zorlanıyor musun?
Patatesin glisemik indeksi yüksek mi?
Patatesin glisemik indeksi konusunda tek bir rakam vermek yanıltıcı olabilir.
Çünkü patatesin glisemik yanıtı patatesin çeşidine, pişirme yöntemine, pişirme süresine ve tüketim şekline göre değişebilir.
Bazı patates çeşitleri ve özellikle yüksek sıcaklıkta uzun süre pişirilmiş veya çok yumuşatılmış patatesler daha yüksek glisemik yanıt oluşturabilir.
Ancak glisemik indeks de tek başına bir besinin gerçek hayattaki etkisini anlatmaz.
Burada bir de glisemik yük kavramı bulunur.
Glisemik yük, yalnızca besinin ne kadar hızlı kan şekerini yükselttiğine değil, aynı zamanda tüketilen karbonhidrat miktarına da bakar.
Bu nedenle yüksek glisemik indeksli bir besinin küçük miktarı ile büyük miktarı aynı metabolik yanıtı oluşturmaz.
Patates soğutulursa insülin direncine daha mı uygun olur?
Burada ilginç bir detay var.
Patates pişirildikten sonra soğutulduğunda içerdiği nişastanın bir kısmı dirençli nişasta formuna dönüşebilir.
Dirençli nişasta, ince bağırsakta tamamen sindirilmeyen ve kalın bağırsaktaki mikroorganizmalar tarafından fermente edilebilen bir karbonhidrat türüdür.
Bu nedenle pişirilip soğutulmuş patatesin sindirim ve glisemik yanıtı, aynı patatesin sıcak tüketilmesinden farklı olabilir.
Ancak bu durum patatesi sınırsız tüketilebilecek bir besine dönüştürmez.
Ayrıca yeniden ısıtma, patatesin yapısı ve tüketilen miktar gibi faktörler de sonucu etkileyebilir.
Yani “Patatesi soğut, insülin direncini çöz.” şeklinde bir sonuç çıkarmak doğru değildir.
Patates kızartması insülin direncinde neden farklı?
Burada yalnızca patatesten bahsetmiyoruz.
Kızartma sırasında patates yüksek sıcaklıktaki yağ ile temas eder ve ürünün enerji yoğunluğu önemli ölçüde değişebilir.
Ayrıca patates kızartması genellikle büyük porsiyonlarda, yüksek yağ içeren soslarla veya başka enerji yoğun yiyeceklerle birlikte tüketilir.
Dolayısıyla haşlanmış patates ile büyük bir porsiyon patates kızartmasını yalnızca “ikisi de patates” diyerek aynı değerlendirmek mümkün değildir.
Buradaki fark yalnızca kan şekeriyle ilgili de değildir.
Toplam enerji alımı, yağ miktarı ve öğünün genel yapısı da devreye girer.
Patates püresi insülin direncinde yenir mi?
Patates püresi de patates içerir ancak yapısı bütün veya iri parçalı patatesten farklıdır.
Patatesin ezilmesi, hücre yapısının parçalanmasına ve nişastanın sindirim enzimleriyle daha kolay temas etmesine neden olabilir.
Özellikle çok iyi pişirilmiş ve tamamen pürüzsüz hale getirilmiş patates püresinin sindirimi daha kolay olabilir.
Buna ek olarak püre hazırlanırken tereyağı, krema veya başka malzemeler kullanılması da öğünün enerji ve besin içeriğini değiştirir.
Bu nedenle “Püre patates de aynı, fark etmez.” demek doğru değildir.
Patatesin nasıl hazırlandığı gerçekten önem taşıyabilir.
Tatlı patates mi normal patates mi?
Tatlı patates son yıllarda insülin direnci olan kişilere sık önerilen bir besin haline geldi.
Ancak tatlı patatesin adında “tatlı” geçmesi veya turuncu renkte olması onu otomatik olarak metabolik açıdan üstün yapmaz.
Tatlı patates de karbonhidrat ve nişasta içerir.
Normal patates ile tatlı patatesin besin profilleri birbirinden farklı olsa da “insülin direncinde normal patates yasak, tatlı patates serbest” şeklinde bir ayrım yapmak bilimsel açıdan fazla basittir.
Her iki besinin de tüketim miktarı ve öğünün tamamındaki yeri önemlidir.
İnsülin direncinde patates ne kadar yenmeli?
İnternette bu soruya genellikle tek bir rakamla cevap veriliyor:
“100 gram.”
“Bir küçük patates.”
“İki yemek kaşığı.”
Fakat insülin direnci olan herkes için geçerli tek bir patates porsiyonu yoktur.
Bir kişinin karbonhidrat ihtiyacı; günlük enerji gereksinimi, fiziksel aktivitesi, diğer öğünleri ve genel beslenme düzenine göre değişebilir.
Bu nedenle yalnızca patates üzerinden standart bir gram veya porsiyon belirlemek doğru değildir.
Asıl değerlendirilmesi gereken, patatesin kişinin günün tamamındaki karbonhidrat ve enerji alımı içerisindeki yeridir.
Sonuç
İnsülin direnci olan kişilere patates yasaklıdır diyemeyiz. Bu kişinin şeker durumuna ve genel yaşamda neler tükettiğine bağlıdır.
Patates karbonhidrat ve nişasta içerdiği için kan glukozunu etkileyebilir ancak bu, patatesin tamamen yasaklanması gerektiği anlamına gelmez.
Haşlanmış, fırında, püre veya soğutulmuş patatesin metabolik etkileri birbirinin tamamen aynısı değildir. Pişirme yöntemi, patatesin yapısı, tüketilen miktar ve öğünün diğer bileşenleri sonucu değiştirebilir.
Bu nedenle “haşlanmış patates kesinlikle iyi, fırında patates kötü” gibi keskin bir ayrım yapmak doğru değildir.
Aynı şekilde tatlı patatesi otomatik olarak “serbest”, normal patatesi ise “yasak” kabul etmek de doğru bir yaklaşım değildir.
Kısacası mesele patatesi tamamen hayatından çıkarmak değil; patatesin kişinin genel beslenme düzeni ve metabolik özellikleri içerisindeki yerini doğru değerlendirmektir.
REFORM8 İLE HARİKA BİR BAŞLANGIÇ
Formu doldur, hedeflerine giden yolda ilk profesyonel adımı birlikte atalım.
BAŞVURU FORMUNA GİT